Dünyanın Geleceğinden Endişeli miyiz?

Dünyanın Geleceğinden Endişeli miyiz?

2303 kez görüntülenmiştir.

İnsanoğluna milyarlarca yıl ev sahipliği yapan Dünya yaşamın sunduğu güzelliklerle boğuşup duruyor. İşin gerçek yönüne gelindirdiğinde bu güzelliklerin tahribatını oluşturmayı biz insanoğlu oluşturdu. 1960’lı yıllardan bu yana yavaş yavaş etkisini göstermeye başlayan iklim krizine karşı hiçbir duyarlılık göstermeden yaşama devam ettik. Bunun neticelerini 2000’li yıllarda görüp anlamaya başladık.

Doğa üzerinde yapılan tahribatların olumsuz yöndeki etkilerini ortaya çıkarmaya başladı.  En somut örneği Şubat ayında yaşanan ilkbahar havası.. Yapısal oluşuma göre bu ayda lapa lapa kar yağması gerekiyorken ilkbaharın ılık sıcaklığını yaşıyoruz. Bütün bunların sebeplerine gelecek olduğumuzda birinci etken olarak dünyamızdaki nüfus artışı..

İnsanoğlu yaşamını idame ettirmek amacı ve kolaylaştırmak için doğamızın kabul görmediği pek çok ihtiyaç ürünlerini ortaya çıkararak iklim değişikliğine fırsat veren, hayatı kolaylaştırıcı her şeyi yarattı. Plastik pet şişeden klimaya, streç filmden fosil yakıtlarını düşüncesiz şekilde yakmaya kadar.. Bizlere yaşamamızda çok önemli etken olan havayı, suyu kirlettik.

Fosil yakıtların kullanımında iklim değişikliğine sebep olan ısınmak ve aydınlanmayı sağlamak amacıyla yaptığımız bu kötü eylemler sera gazı emisyonlarının serbest kalmasına neden oldu. Ve hala bu fosil yakıtlarını kullanmaya devam ediyoruz. Bu hem insan sağlığı hem de dünya açısından havadaki mikroskobik kirleticileri oluşturdu. Her yıl8-9 milyondan fazla insanın hava kirliliğinden ötürü ölmesine yol açıyor.

Yaşanan bu olumsuz gelişmelerin sonucunda atmosferde bulunan sera gazı yoğunluğu bugünlerin en yüksek seviyelerine ulaştı. Dünyamız giderek ısınıyor. Bunun neticesi kutuplardaki buzullar yavaş yavaş eriyor, deniz seviyesi yükseliyor.  Oluşan sıcak hava akımları kuraklık, orman yangını, sel ve kasırga gibi doğal afetlere yol açıyor.  Bunun neticesinde yağmur ve kar yağmıyor, rüzgâr esmiyor.

Dünyanın kaynaklarını hiç bitmez zannederek çok daha fazla araba, çok daha fazla plastik, çok daha fazla plastik poşet ürettik ve üretmeye de devam ediyoruz. Oysa bez çantalar neyimize yetmiyordu? Yaz sebzelerini niçin kışın üretir olduk? Belki de bunu bilerek yapmadık lakin dünyanın sabrının taştığını da fark eder olamadık.

“Zararın neresinden dönülürse kardır” şeklinde bir deyiş vardır. Bu yazıyı okuduğunuz andan itibaren neler yapmamız gerektiğini bir kez daha hatırlamayı bir birey olarak hatırlatmayı görev biliyorum. Gelecek kuşaklara daha temiz ve daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya bırakmayı görev sayıyorum. Yeni nesiller bunları yaşamamalı, bizim yaşadıklarımızdan ders almalılar.  En azından yaşayacakları tertemiz bir dünya oluşması açısından yapılması gerekenleri onlara öğretmek gereğini üzerimizde hissetmeliyiz.

İyi ve sürdürülebilir bir dünya için;

-Öncelikle bilinçli bir tüketim toplumu ve tüketici olmak zorundayız. Kullanacağımız ürünlerin tamamen doğal, çabuk deforme olmayacak uzun ömürlü olanlarını tercih edeceğiz.

-Yerel üretimde bulunan markaları kullanmaya özen göstereceğiz. Aldığımız her ürünün içerik etiketini mutlaka okumalıyız. Bu alışkanlığımız sadece birey olarak değil bireysel bir şekilde yaşadığımız toplumun diğer kesimlerinde de yaygınlaştırmamızı gerektiriyor.

 

 

-    Evde, işyerinde yaşam alanlarımızdaki çöpleri ayrıştırmayı alışkanlık haline getirmeliyiz. Ambalajlı gıdalar uzun ömürlü olduklarından çok sağlıklı değiller. Bunun yerine kendi pişirdiğimiz yemekleri tüketmemiz en sağlıklı bir seçimdir.

-     -Gıda israfı günümüzün en önemli konularından biri. Pek çok ülke açlık kriziyle mücadele halinde.  Bunun önüne geçilmesi için tüketebileceğimiz miktarda ithal yerine yerel ürün satın alalım. Yürüme mesafesinde olan yerlere arabayla gitmeyelim. 

-        -Klima kullanımını mümkün olduğunca azaltalım. Elektrikle çalışan aletleri kullanmadığımız zamanlarda kapatalım. Gereksiz su kullanımını en düşük seviyede tutalım.

-     Harcama yapmış olduğumuz faturaları kağıt olarak değil, elektronik ortamda almamızı sağlayalım. Doğayı korumak için elimizden geldiğince emek vermeyi bir insanlık görevi olarak kabullenelim.

Bütün bunları yapmak için duyarsız olmamamız vicdani dürtülerimizden biri olmalı.. Dünyanın sonunu oluşturacak senaryoları okumak, bu konuyla ilgili bilim kurgu filmler izlemek istemiyorum. Dünya insanoğluna verilen sunulan en büyük hazinelerden biridir. Bu hazineyi olabildiğince muhafaza etmek ve sürdürülebilirliğini sağlamak en önemli görevlerinden biridir.

Gelecek nesillerimize çok güzel bir ve sıkıntısız yaşayabilecekleri sürdürülebilir bir dünya oluşturma temennileriyle..




ETİKETLER :

ÖNERİLEN HABERLER

PENTİ İÇ GİYİM POLİSAN TV PLUS DOĞUŞ ÇAY Selçuki Limon Kolonyası
POLİSAN CHAKRA ALIŞ GİDİŞ