Geçmişimizden Bu Günümüze Kanaviçe “Tekelduz”

Geçmişimizden Bu Günümüze Kanaviçe “Tekelduz”

Bu haber 7129 kez okunmuş ve görüntülenmiştir.

Kanaviçe ustası Gülendam Alhasova ile söyleşi.

Gülendam hanımın atölyesi Şeki’nin dünyaca meşhur mimarlık eseri olan Han Sarayının kale duvarları içinde yerleşen bir binadadır. İş yerinin kapısını birlikte açtık. Önce bana yani misafirine pasta ile demlediği karanfil ve reyhan karışımı çaydan ikram etti. Bu gün eski el sanatı atölyelerine yabancı turistlerin gelişi bizi sevindirdi. Birkaç el işi sattıktan sonra söyleşimiz için karşı karşıya oturduk.

Kendinizden  okurlarımıza kısa bilgi verir misiniz? Sizi tanıyalım

Gülendam Alhasova Ali Ekper kızıyım. Şeki’de doğdum. Azerbaycan Ressamlar Birliği’nin üyesi ve kolej mezunuyum.

Sanata olan merakınız nasıl ve nereden başladı?

14 yaşımda hamurdan kil ve eski çoraplardan oyuncak bebekler yapmaya başladım. Zamanla kendimi geliştirerek Azerbaycan milli oyuncaklarını da yaptım ve bu işler herkesin merakını doğurdukça daha da heveslendim.

Azerbaycan’da kanaviçe ”Tekelduz” sanatının tarihi ve hangi illerde bulunuyor, bu sanatla meşgul olanlar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Azerbaycan’da 17 Asardan bu tarafa kanaviçe sanatı var olmuştur. Yalnız kadim ve tarihi ilimiz Şeki’de bu işle meşgul oluyorlar. Kanaviçe dünyada eşi ve benzeri olmayan bir elişi sanatıdır.

Bu sanatın size göre manevi ve maddi boyutları nelerdir?

Manevi boyutu insanın ruhunu dinlendiriyor ve yapmış olduğumuz işlerden zevk alıyoruz yaptığımız her el işini büyük aşkla gerçekleştiriyoruz. Örneğin eskiden evlenecek kızlar mutlaka çeyizleri için havlulara sofralara kanaviçe yaparmış. Eğer kanaviçe becerisi yoksa o kız beceriksiz sayılıyormuş. Bu sanat bize dedelerimizden miras kalan sanat dalıdır. Hatta ilk kanaviçe ustaları erkekler olmuş sonradan kadınlar bu sanatı sahiplenmiştir.

Maddi boyutu ise dünyada bu el işi kanaviçe eserlerine talep var ve para kazandıran bir sanattır. Özellikle vurgulamak isterim çok zahmetli ve çok gelirli bir sanattır.

Şeki’ye gelen turistler en çok hangi kadim el işlerini alıp kendi ülkelerine götürüyorlar. Ve hangi millet kanaviçeye merak gösteriyor?

Eğer Şevki’ye özgü el işi motiveleri varsa ister ipek şal ister resim isterse de kanaviçe olsun bütün milletlerden olan turistler onları alıp kendi ülkelerine hediye yahut anı olarak götürüyorlar. Kadim ve tarihi olan el işleri onların dikkatini çekiyor.

İlk öğrencilerim kendi ailem: oğlum gelinim kız kardeşim oldu. 35 e yakın öğrencim var özürlü gençler daha çok bu işi davam ettiriyor. Hal hazırda evlerinde atölyelerinde çalışan artık usta olan öğrencilerim var.

Kardeş Türkiye’de duyduğuma göre kanaviçe ustaları var. İki devlet tek millet olarak ortak kültürümüz olduğu gibi mesela Dede Korkut, Köroğlu gibi bu yönde benzer motifler olabilir mi kanaviçe sanatında?

Ben duyduğuma göre kanaviçe sanatı ile Özbekistan’daki el sanatı ustaları daha geniş meşgul oluyorlar. Hatta adına bazı ülkelerde Suzani dediklerini biliyorum.  Türkiye’de kanaviçe sanatı bizden sonra yaygınlaşmıştır. Dikme teknolojisi onlarda farklıdır. Biz tığ ile siyah kumaş üzerine zengin motifler çalışıyoruz. Hatta bizde keçe üzerinde de motifler çalışılıyor. Ortak motifler muhakkak vardır ve bu normal sayılır. Çünkü kültürlerimiz aynı kökten gelmektedir.

Son olarak ne söylemek isterdiniz?

Son olarak söylemek istediğim bütün kız ve gelinlerimiz bu sanata sahip çıksınlar bu sanatı yaşatsınlar nesilden nesille armağan etsinler ki tarihimiz yaşasın var olsun. Çünkü geçmişi olmayanın geleceği olmaz.

Teşekkürler Gülendam Hanım. Sizinle sohbet keyifli idi.

Gazetenize başarılar ve bol okurlar diliyorum. 

ETİKETLER :

ÖNERİLEN HABERLER

DEICMANN BANNER PEGASUS BANNER MG BANNER MC DONALD'S PENTİ İÇ GİYİM
POLİSAN CHAKRA ALIŞ GİDİŞ